31 Ocak 2010 Pazar

HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENiN !

HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENiN !



Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.



Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.



İki ucu keskin bıçaktır bu işin...



Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman...



Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.



Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.



Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?



Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.



Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana...



Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası...



Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. "Yürek sesi ne?" bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu...



Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Nazım Hikmet RAN

20 Aralık 2009 Pazar

Exİ .

Biz eskiden diye başlayan çok cümlem oldu son günlerde.
Çoktanmıdır,azdanmıdır bilmem.
Biz eskidende eskiden derdik ama eskiler eskidikçe daha bir Eskişehir oluyoruz.
Eskiyoruz,eskiden eskiye dahada eskiye yok biz EKSİ'yemi düşüyoruz ?

6 Aralık 2009 Pazar

Tekere-Mekere

Gözlerin gözlerime bakarken,gözlerinin gözlerimi gözlediğini gözledim!

26 Kasım 2009 Perşembe

Ön .Yrg|


Ön yargılarından kurtul be arkadaş.

(:

Baba Parası değil Alın Teri x]

Herşeyden önce Yıl ''1''

Daha yazıyı bulmadılar aslında ama ben yinede yazmak istiyorum.Şuanki ruhhalimi anlamalısınız Etrafımda Sosyolojik hiç bir değer yok Havvadan uzaklardayım ve Gözlerim deki pınarlar kurumak üzere,ama ben yinede sabırla bekliyorum ilerde kim bilir neler Olacak diye düşünüyorum durup Stairway to heaven dİNLEYESİM geliyor be (: Ama gerçi daha led zeppelin kurulmadı . ey gidi ey neler gördüm öldükten sonra, Tek sorun havva değil ki hayatta, Durmadan bakınıyorum Hepiniz Narşistleşmeye başladınız...Nasıl rol yapıyorsunuz diye sormicam bu benim genlerimde var zaten benden size geçmiş bir armağan.İlk defa nefret ettim. bu sizekadar geldi ben ilk bedenim. İçinizde benden bir parça taşıyorsunuz Adem oğulları , Aslında kanınızın pembe olduğunu kimse söylememiştir,Tabi nereden bileceksiniz Haytınız hem Dogma, Hemde narşist ,Hemde Bozuk Hepinizn aslında başı bozuk en iyinizin bile . sADECE yıl kavramı ortaya çıkmadı ama Yinede En baştan bir Küfredeyim dedim kafanıza,Kıçınıza ne bileyim Hem iğrenç ,hMEDE Bal gibisiniz Sizi hem seviyorum hemde sevmiyorum galiba yok yok Sevi(mi)yormuyum? Hö neyazdım ben be Ups... Nese fazla saçmalamaya fazla gerek yok Ozamn güzel bir tavsiye olsun (Queen-Boheiman Rhapsody-Dinle arkadaş)

11 Kasım 2009 Çarşamba

SUÇ İŞLEYEN ÇOCUK!

“SUÇ İŞLEYEN ÇOCUK!”


Elma şekeri lezzetini kendine ayır çocuk…
Dudakların büzüşmesin…
Kurdu varsa eğer, seni korkutsun sadece…
Sen zaten ikram ettiğin kadar hep mutlu oldun…
Mutlu olduğun kadar ikram edemezdin…
Yanılırdın…
Düşünü kurarken dahi incinirdin çocuk…

Unutma…
Paylaşmak, ikram etmek değil her zaman…
Hatta çoğu zaman korumak mutluluğu…

Ağlama çocuk…
Şekerine tenezzül edenler düşünsün bunu…
Bilebilirler mi kurdu esirgeyişinin nedenini,
Seni ne denli rahatsız ettiğini?